(bu dokümanı pdf [Acrobat] dosyası olarak çekmek için tıklayınız..)

 

Müzik: Astor Piazzolla

  Uyarlamalar ve Piyano: Mehmet Okonşar

Koreografi ve Sahneye Koyan: Korhan Basaran

 

 

 

 

Piazzolla’nın tangoları esasen dans amaçlı bestelenmemiştir. Besteci, bu eşsiz yapıtlarında tangonun özü olan trajediyi, kendi özgün müzikal formasyonuyla birleştirerek benzeri olmayan bir tür yaratmıştır. Bestecinin müzikal altyapısı klasik ve caz kökenlidir. Klasik besteci olarak, Paris Konservatuarında, Nadia Boulanger’nin öğrencisi olmadan önce dahi son derece sağlam ve geniş bir klasik altyapıya sahip olan Piazzolla bir de gençliğini geçirdiği New York’da günün caz müziğinin en büyük ustalarının sound’larını özümsemiştir.

Klasik müzik eğitimi bir yandan, Fransa’da o dönemde son derece yaygın olan oniki ton ekolünü, Olivier Messiaen’in etkisi, diğer yandan Duke Ellington ve New York caz kulüpleri.. tüm bunların içinde, kökünde ve temelinde ise geçimini sağlamak için her gece Arjantin’deki tango-barlarda bandoneon çalmak.. İşte son derece renkli ve karmaşık olan bu oluşumdan bu eşsiz tangolar ortaya çıkmıştır.

Belki de bu yüzden, her büyük yaratıcıgibi, Piazzolla da standart kalıplara girmemektedir.

“Tangocular” bakımından o gerçek bir tango bestecisi değildir, “klasik müzikçiler” açısından ise bir “hafif müzik” bestecisidir, tahminimce “hafif müzikçiler” ise bu müziği fazla “ağır” bulurlar, caz açısından bakıldığında ise gene hiçbir bilinen biçime girmemektedir.

Tabii ki tüm bu kalıplandırmalar aslında hiçbir şey ifade etmemektedir. Astor Piazzolla’nın müziği tüm insanların kalbine seslenmektedir ve sözcüğün en geniş ve soylu anlamıyla “klasik ve evrensel” olmuştur

 


 

Piazzolla'nın Arjantin kültür ihracındaki yeri kabaca Duke Ellington'un cazdaki yerine eşittir. Hatta Ellington'dan fazla olarak; Piazzolla aynı zamanda, akordeondan daha büyük tuşlu, ağır ve zor parmak tekniği olan bandoneon enstrümanının benzersiz bir virtüoz icracısıdır.

Piazzolla'nın ellerinde tango artık bir dans müziği değildir; caz ve klasik formlardaki "nuevo tango" olarak anılan besteleri dans salonlarından ziyade konser salonları için yapılmıştır. Bazıicatları doğrudan doğruya deneyseldir, uyumsuzluktan ya da tempodaki ani kaymalardan korkmazdı Pek çok bestesi normal akışı kesen ve dinleyicinin konsantrasyonunu gerektiren, birbiriyle zıt mizaçtaki segmentlerden oluşur. Piazzolla'nın eserlerindeki karmaşık yapı ve ihtiras, başta Avrupa ve Latin Amerika'da olmak üzere uluslararası çapta çok alkışlandı, fakat aynı zamanda geleneği terkettiğini dile getiren pek çok saf-tangocunun da bitmeyen düşmanlığını kazandı. Fakat Piazzolla 1992 yılındaki ölümüne kadar tangonun en başta gelen temsilcisi olarak kaldı.

Astor Piazzolla 11 Mart 1921'de Arjantin'de, Mar del Plata'da doğdu. Ailesi 1924 yılında New York'a göç eden fakir İtalyanlardı. Babası, başta efsanevi vokalist/besteci Carlos Gardél olmak üzere bazıeski ustalarla tango çalmıştı ve Astor'a 9. yaş gününde bir bandoneon hediye etti. Bandoneon derslerine ilaveten Piazzolla 1933 yılında klasik piyanist Bela Wilda ile çalıştı, Bach ve Rachmaninoff'un ateşli bir hayranı oldu. 1936'da Piazzolla'nın ailesi Mar del Plata'ya döndü ve Piazzolla'nın tango müziğine olan tutkusu kemancı Elvino Vardaro'nun altılısı(sextet) ile ateşlendi.

Piazzolla 1938'de bir müzisyen olarak iş bulmak üzere Buenos Aires'e gitti, ünlü Anibal Troilo Orkestrası ile çalıştı. Bu esnada piyano ve müzik teorisi üzerine çalışmaya devam etti. Bu dönemde Troilo orkestrası için besteler yapmaya başladı. 1944'de Troilo'dan ayrılarak şarkıcı Francisco Fiorentino'nun arkasında orkestra şefi oldu. 2 yıl sonra; modernizm ipuçlarıtaşıyan, çoğunlukla geleneksel tangoları çaldığı kendi grubunu kurdu. Bu grup 1949'da dağıldı ve Piazzolla tangoyu daha rafine bir hedefin arkasında bırakmanın yollarınıaradı.

Ravel, Bartók ve Stravinsky çalıştı ve ayrıca Amerikan cazının içine daldı ve bir kaç yıl kendi besteleme yetenekleri üzerine çalıştı. 1953'de bestelediği parçası "Buenos Aires" bandoneonunu klasik orkestra düzeninde kullanmasına sebep oldu.

1954'de Piazzolla Paris'de Aaron Copland, Philip Glass ve Quincy Jones'a hocalık yapmış olan Nadia Boulanger ile çalışmak üzere bir burs kazandı. Boulanger, Piazzolla'yı tango'yu ihmal etmemesi fakat caz ve klasik eğitimiyle tangoya yenilik getirmesi için cesaretlendirdi.

Piazzolla 1955'de evine döndü ve tangoyu bir oda müziği olarak çalmak üzere derhal bir sekizli (oktet) kurdu. Gelenekçilerin protesto sesleri, Piazzolla'nın grubu dağıttığı ve New York'a gittiği 1958 yılına kadar devam etti. New York'da düzenlemeci olarak çalıştı, caz ve tango'nun birleşimini tecrübe etti ve babasına adadığı ünlü "Adios Nonio"yu besteledi.1960'da Buenos Aires'e dönünce kendisinin ileriye dönük vizyonunun öncelikli vasıtasıolacak olan ilk beşlisi (kantat) olan "the Quinteto Tango Nuevo"yu kurdu.

1960'larda Piazzolla tangonun formal yapısını sınırlarına kadar zorladı. 1965'de New York Philharmonic Hall'daki konserinin kaydını yaptı.70'li yıllar Piazzolla için iyi başladı ve Avrupa turnesine çıktı. Fakat Arjantin hükümeti askeri darbeyle devrildi ve Piazzolla'nın sembolize ettiği herşey politik olarak istenilmeyen birşey oldu. Piazzolla 1973'de bir kalp krizi geçirdi, iyileştikten sonra ise İtalya'da yaşamanın kendisi için daha akıllıca olacağına karar verdi. İtalya'da kendisinin önde bandoneon çaldığı bir elektrik caz grubu olan Conjunto Electronico'yu kurdu. Aynı dönemde en ünlü eserlerinden biri olan "Libertango"yu besteledi.

1974'de caz bariton saksofonist Gerry Mulligan ile "Summit" isimli bir albüm yaptı, ertesi yıl yeni bir vokal yorumcu olan Jose Angel Trelles'i buldu. 1976'da Conjunto Electronico ile Buenos Aires'de büyük bir konser verdi.1978'de Piazzolla yeni bir beşli kurarak tüm dünyada konserler verdi, aynı zamanda yeni oda müziği eserleri ve senfonik eserler besteledi. Piazzolla beşli grubuyla 1986'da stüdyoya girdi ve kariyerinin en iyi albümü olarak nitelediği Tango: Zero Hour'u kaydetti. Aynıyıl vibrafonist Gary Burton ile Montreux Jazz Festivali'nde çaldı.

Uluslararasışöhretinin zirvesindeyken malesef Piazzolla'nın sağlığı bozulmaya başladı ve 1988'de 4 bypass ameliyatına girdi. Fakat 1989'da Arjantin'ki son konseri olacak olan da dahil, uluslararası bir turneye çıkacak kadar iyileşti. 1989'da, yeni kurduğu, 2 bandoneondan oluşan yedilisi (septet) ile mükemmel bir albüm olan La Camorra'yı kaydetti. 1990'da da "Five Tango Sensations" isimli kısa bir albüm kaydetti.

Kısa bir süre sonra Piazzolla beste yapamamasına ve çalamamasına sebep olacak olan bir kalp krizi geçirdi. 2 yıl sonra, 4 Temmuz 1992'de Buenos Aires'de hayatını kaybetti. Güney Amerika'nın en büyük müzikal kişiliği ve 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden biri olarak arkasında abidevi bir miras bıraktı.


Mehmet Okonşar,

uyarlamalar ve piyano

biyografi

İstanbul'da doğan sanatçı, müzik eğitimine Ankara Devlet Konservatuarında başlayıp, Devlet Bursu ile Brüksel Kraliyet Konservatuarında sürdürmüştür. 1981 yılında "Premier Prix" diplomasınıalan Okonsar, aynıyıl ünlü Belçikalı piyanist J.Cl. Vanden Eynden'in solist piyanist yetiştirme amacıile kurduğu "Avrupa Yüksek Müzik Eğitim Merkezi"ne yüzlerce konservatuar öğrencisinin arasından seçilen dört sanatçıdan biri olmuştur. 1986 yılında Yüksek Piyano Diplomasını birincilikle (“Avec La Plus Grande Distinction-Premier Nommé”) alıp, kompozisyon ve orkestrasyon dallarında da ihtisas yaparak, 1989 yılında bu branşlardan üstün başarı ile mezun olmuştur.

Pek çok uluslararasıyarışmalara katılarak, Avrupa ve Amerika'da dereceler almıştır.

1982'de Anvers UluslararasıGenç Virtüozlar Yarışmasında birincilik; 1989'da Paris J.S. Bach yarışmasında ikincilik; 1990'da Roma'da Chopin Derneğinin düzenlediği "Uluslararası Etruria Ödülü" yarışmasında birincilik ve altın plaket; 1991'da A.B.D.'nin Utah Eyaletinde bin yüz piyanistin katıldığı "Gina Bachauer" yarışmasında altıncılık; sanatçının bu yarışmadaki yarıfinal resitali, Tempo Müzik tarafından “Salt Lake City Live” adı altında yurdumuzda yayınlanmıştır.

Bunların yanı sıra, Belçika'da Enghien şehrinde, Uluslararası Çağdaş Sanatlar Akademisinin düzenlediği "Büyük Enghien Ödülü" yarışmasında, kompozisyon dalında birincilik ve altın madalya kazanmıştır.

"Gramophone" dergisinin ünlü İngiliz eleştirmeni ve piyanist Bryce Morrison'un "21. yüzyılının en önemli piyanistleri arasına girecek dediği Mehmet Okonsar, Utah Senfoni, Anvers Filarmoni, Brüksel Opera Orkestrası , Joseph Silverstein, Charles Dutoit, Christof Escher gibi ünlü şeflerle çalışmıştır.

Paris, New York, San Francisco, Tokyo, Brüksel, Anvers, Amsterdam, Rotterdam, Roma, Atina, Calgary, Salt LakeCity, Ljubljana (Festival) gibi şehirlerde, ve "Salle Gaveau", " Concertgebouw" gibi ünlü konser salonlarında resitaller vermiş olan sanatçı, Avrupa, Amerika ve Japon basınlarında piyanodan elde ettiği renkler, özgün yorumları, eklektik repertuarı ve sahne karizmasıyla dikkat çekerek birçok makaleye konu olmuştur.

Aynı zamanda Tokyo’da PTNA (Piano Teachers National Association) yarışmasında jürilik yapan Okonşar, bunun yanı sıra Yamaha fabrikasında (Hamamatsu) “Müzik ve Teknoloji” konusunda bir konferans vermiştir. TRT 2. Kanal televizyonunda, “Müzik Teknolojisi” adında 13 bölümlük bir eğitici dizi hazırlayıp sunmuştur.

Polonya’da, Poznan Filarmoni ve Lublin Filarmoni Orkestralarıyla verdiği konserler hakkında, ulusal basında övgü dolu birçok makale yayınlanmıştır.

A.B.D., Kanada, Belçika ve Türkiye'de çok sayıda radyo ve televizyon çekimlerine katılmıştır.

1999 yılında, Junior Chamber International (JAYCEES) Türkiye tarafından Kültür-Sanat dalında “TEN OUTSTANDING YOUNG PERSONS OF THE YEAR” Türkiye birincisi seçilmiştir.

2000 yılında ise, Mehmet Okonşar, Merkezi Cambridge'de bulunan, "Who is Who in Music" in yayıncıları olan International Biographical Centre'in hazırladığı, "2000 Outstanding Musicians of the 20th Century" kitabına girmeye değer bulunmuştur.

Alexis Weissenberg'in seçtiği sekiz stajyerden biri olarak İsviçre'de bu büyük usta ile çalışmıştır

J. S. BACH’ın en büyük dört çalgısal eserini kapsayan CD serisinin tamamı yayınlanmıştır

Die Kunst Der Fugue, Das Wohltemperierte Klavier, Die Goldberg Variationen, Musikalisches Opfer. Bu CD’ler yurt içi ve yurt dışında çok olumlu eleştiriler almıştır. Bu çalışmalar, sanatçının kendi müzik stüdyosunda gerçekleşmektedir. Gene aynı stüdyoda, en gelişmiş teknolojileri kullanarak, Kerem Görsev’in prodüktörlüğünü yaptığı “Mehmet Okonşar Plays Gershwin” CD’si DMC tarafından yayınlanmış ve büyük bir beğeniyle karşılanmıştır.


Korhan Basaran

Choreography

korhan
EĞİTİM
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü’ nden onur
derecesiyle mezun, ANKARA , TÜRKİYE
Workshoplar;
    •   Tanzwochen, Vien , AUSTRIA
    •   Helmut Gebeshuber <Mask(photomask)>
    •   Merce Cunningham, New York
Atelier Dance Ankara, Hürrem Sultan ve Akademi Hayat İstanbul; Modern Dans dersleri
veriyorum.
Aksanat ve Sabancı Üniversitesi’ nde workshop verdim.

                                        TİYATRO
Windsor’ un Şen Kadınları     John Rugby                    Bilkent Tiyatrosu
Bütün Oğullarım               Dr. Jim Bayliss               Bilkent Tiyatrosu
Mademoiselle Nitus            Augustin-Floridor             Bilkent Tiyatrosu
İki Arkadaş ve Nines          Federico                      Bilkent Tiyatrosu
Ölüm Tuzağı                   Avukat                        Bilkent Tiyatrosu
Milyonerler Şehri Napoli      Don Ricardo                   Bilkent Tiyatrosu
2. Caddenin Mahkumu           Anlatıcı                      Ankara D.T.
IV. Murat, Kuvay-i Milliye    Figürasyon                    Ankara D.T.
, Yusuf ile Menofis
Bir Şehnaz Oyun               Müştak                        Ankara Üniversitesi
Kadınlar Devleti              Laylomius                     İstanbul Tiyatro Festivali
                                           DANS
Alice in Ankara, Avaz,                                      Ankara Devlet Opera ve
Body Heat, Triptic Excile,                                  Balesi, Modern Dans
Seyahatname, Sel                                            Topluluğu
‘ Avec Bach ‘                 Solo                          American Choreographer’s


korhan-dans1  korhan-dans2.jpg 

Yaklaşık Performans Süresi: (arasız) 75 dakika

Personel:

Sahne ve Gereçler:

Temas - Organizasyon: mehmet@okonsar.com

 

Müzik Örnekleri:

  1. Libertango
  2. Primavera Porteno
  3. Ritrato de Alfredo Gobi
  4. Verano Porteno
  5. Violentango